Iznik

Iznik




İznik is a town in the Province of Bursa. It would have been known as Nicaea in Greek times. The town is situated on the eastern side of Lake Iznik, surrounded by hills and olive groves. Iznik is just 80km from Bursa, about an hours’s drive by car. The town was captured from the Byzantines by Sultan Orhan in 1331 and even became the capital of the expanding Ottoman Empire for a short time. Iznik Lake would have offered protection and the high walls which surrounded the town were 5km in length and approximately 10 metres in height. Over 100 lookout towers provided additional security. The walls, remains and history of this town make it a popular destination for tourists.

Iznik is famous for its pottery and tile making industry. Known as İznik Çini, the tiles are distinctive and have been used to decorate many of the mosques designed by the famous architect Mimar Sinan. Iznik tiles and pottery became well known throughout the Ottoman Empire and beyond. The kilns and the buildings are in ruins now but during the 16th century the industry did well. Unfortunately it was short lived and by the 17th century it had all but declined and the town was quite poor.

Once a very important city, Iznik became a shadow of its former glory. The citizens of the town, little more than a village, were predominantly farmers, and the town itself had little significance by this time. It continued to decline and travellers would comment on how poor and dilapidated the town appeared to be. During the Greek Turkish war in 1921 the town was severely damaged when many of its historical buildings were destroyed.

Visitors to Iznik will see that today this is still very much an agricultural town. Many of the houses are empty and the ancient structures lie in ruins. Despite this, Iznik was awarded the UNESCO World Heritage Centre’s Tentative site listing. Three of the original four gates of the town have survived but they have been rebuilt and restored many times. There is also a Roman Amphitheatre.

The Aysofya Orhan Mosque was constructed as a church in the 6th century and converted to a mosque in 1331 by Orhan Gazi. The mosque entered a restoration process in 2007 and opened again in 2011. There is a monument on southern edge of the town which illustrates the Asian ethnic groups that would have lived here under the Seljuk Dynasty. The Iznik Museum is housed in an Ottoman building that was built in 1388 by Sultand Murat I. Visitors to Iznik can browse the shops for traditional souvenirs and visit the renovated hamam cultural centre. The Süleyman Pasha Madrasahm, a religious school which was built in the 14th century by the Ottomans, also houses the Tile Bazaar and local tile workshops. Izinik’s Green Mosque ( Yeşil Cami ) from the Seljuk period is well worth a visit. An underwater museum and preservation effort are in progress on the remains of a 1600 year old Byzantine Basilica.

Spend some time here and imagine how it might have been in ancient times. Take a stroll by the lake and browse the craft shops. Here you can find some unique products that you will only see in Iznik.


İznik, Bursa iline bağlı bir kasabadır. Antik Yunan döneminde Nikaia olarak biliniyordu. Kasaba, İznik Gölü’nün doğu kıyısında yer alır; etrafı tepeler ve zeytinliklerle çevrilidir. İznik, Bursa’ya sadece 80 km uzaklıktadır ve araba ile yaklaşık bir saatlik mesafededir. Kasaba, 1331 yılında Sultan Orhan tarafından Bizanslılardan alınmış ve kısa bir süre için büyüyen Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmıştır. İznik Gölü’nün koruyucu yapısı ve kasabayı çevreleyen 5 km uzunluğunda ve yaklaşık 10 metre yüksekliğindeki surlar kasabayı savunmada önemli bir rol oynamıştır. Yüzden fazla gözetleme kulesi ise ek güvenlik sağlamıştır. Bu surlar, kalıntılar ve kasabanın tarihi, İznik’i turistler için popüler bir destinasyon haline getirmektedir.

İznik, çömlekçilik ve çini yapımıyla ünlüdür. “İznik çinisi” olarak bilinen bu çiniler, karakteristik tasarımlarıyla tanınır ve ünlü Osmanlı mimarı Mimar Sinan’ın inşa ettiği pek çok camiyi süslemek için kullanılmıştır. İznik çinileri ve seramikleri, Osmanlı İmparatorluğu ve ötesinde büyük ün kazanmıştır. Fırınlar ve binalar bugün harabe halinde olsa da, 16. yüzyılda bu sektör oldukça gelişmişti. Ne yazık ki bu başarı uzun sürmedi ve 17. yüzyılda bu sanat neredeyse yok oldu; kasaba ise yoksullaştı.

Bir zamanlar çok önemli bir şehir olan İznik, eski ihtişamının gölgesine dönüştü. Kasabanın nüfusu çoğunlukla çiftçilerden oluşuyordu ve o dönemde kasabanın fazla bir önemi kalmamıştı. Gerileme devam etti ve gezginler kasabanın ne kadar yoksul ve harap durumda olduğunu sıklıkla dile getirdiler. 1921 yılında gerçekleşen Türk-Yunan Savaşı sırasında, kasaba ciddi şekilde zarar gördü ve pek çok tarihi yapısı yok edildi.

Bugün İznik’i ziyaret edenler göreceklerdir ki, burası hâlâ tarım ağırlıklı bir kasabadır. Evlerin birçoğu boş durumda ve antik yapılar harabe halindedir. Buna rağmen İznik, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmıştır. Kasabanın dört orijinal kapısından üçü hâlâ ayaktadır, ancak pek çok kez yeniden inşa edilip restore edilmiştir. Ayrıca bir Roma amfitiyatrosu da bulunmaktadır.

Ayasofya Orhan Camii, 6. yüzyılda kilise olarak inşa edilmiş, 1331 yılında Orhan Gazi tarafından camiye çevrilmiştir. 2007 yılında restorasyon sürecine alınmış ve 2011 yılında yeniden açılmıştır. Kasabanın güney ucunda, Selçuklu döneminde burada yaşamış Asyalı etnik grupları temsil eden bir anıt bulunmaktadır. İznik Müzesi, 1388 yılında Sultan I. Murat tarafından yaptırılan bir Osmanlı yapısında yer almaktadır. İznik’i ziyaret edenler geleneksel hediyelik eşya dükkânlarını gezebilir ve restore edilmiş hamam kültür merkezini ziyaret edebilirler. 14. yüzyılda Osmanlılar tarafından inşa edilen Süleyman Paşa Medresesi, günümüzde Çini Çarşısı’na ve yerel çini atölyelerine ev sahipliği yapmaktadır. Selçuklu döneminden kalma İznik Yeşil Camii (Yeşil Cami), mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Ayrıca, 1600 yıllık Bizans Bazilikası kalıntıları üzerinde bir su altı müzesi ve koruma çalışmaları da sürmektedir.

Biraz zaman ayırın ve buranın antik çağlardaki halini hayal edin. Göl kenarında bir yürüyüşe çıkın ve el sanatları dükkânlarını gezin. Burada yalnızca İznik’e özgü eşsiz ürünler bulabilirsiniz.

Leave a Reply

Welcome to Turkish Travels

Logo for Turkish Travels featuring a circular design with a red central emblem and a crescent moon and star, surrounded by text in bold white letters.

Whether you’re dreaming of sun-soaked beaches, bustling bazaars, ancient ruins, or vibrant city streets, Turkish-Travels is here to guide you on an unforgettable journey across one of the world’s most fascinating and diverse countries.

Discover more from Turkish Travels

Subscribe now to keep reading and get access to the full archive.

Continue reading