We decided to visit Ankara in late December because our son was coming to Turkey to visit us. Having lived in Ankara some 30 years ago, it was going to be an interesting experience. Unfortunately, the weather forecast for the next five days did not look good, with rain, snow and cloudy skies all set to descend upon the city. Obviously, no city looks its best in dull, cloudy weather – but this is Ankara in the winter.
For those who still think Istanbul is the capital of Turkey, I will just mention that it is actually Ankara that holds this title and serves as the seat of administration for the government. Both a city and a province, Ankara sits 850 metres (2,789 feet) above sea level and has a history dating back to the Stone Age.
Although Ankara is the capital, it is not the largest city in Turkey – that title goes to Istanbul. Ankara gets its name from “Angora”, the wool that comes from the Angora rabbit, cat and goat, and was originally spelled differently as “Ancyra”.
While not a typical tourist destination, Ankara is certainly worth visiting if you are spending time in Turkey. With its mix of historic and modern buildings, wide avenues, impressive shopping centres, beautiful parks, museums and monuments, it deserves a few days to be fully appreciated. Of course, our film does not do it justice due to the weather; Ankara is best visited in early or late summer.
Ankara is a very busy city. Even though the roads and infrastructure are advanced, our flight from Çanakkale to Ankara took one hour, but getting from the airport to the city centre – some 50 kilometres away – took us three hours. Try to avoid peak traffic times. When visiting, there is a reliable bus service from the airport to Ankara’s main bus terminal, known as AŞTİ. The service, called the Havaş Shuttle, only costs around £1.50 or a couple of US dollars.
One of the first things you notice about Ankara is how busy it is – whether it’s traffic or people, the city is always bustling, even in the pouring rain. Ankara compares well with any European capital. It offers everything you would expect from a vibrant and dynamic capital city, including a rich cultural and artistic scene, with numerous galleries and exhibitions. Every April and May, the city hosts the International Arts and Music Festival.
Ankara has its own metro system and excellent national and international transport connections. As the capital, it is home to many embassies and diplomatic missions, and features a number of well-known international hotels alongside some outstanding Turkish ones. The city also boasts many fine restaurants, cafés, bars and nightclubs – there is truly something for everyone.
The Temple of Augustus and Rome was built following the Roman conquest of Central Anatolia, when Ancyra became the capital of the province of Galatia. The temple ruins sit next to the Hacı Bayram Mosque, built in 1428 to honour Hacı Bayram Veli – a Turkish poet, Sufi, and founder of the Bayrami Sufi order – whose tomb is beside the mosque. Although the original architect is unknown, the mosque was restored by the famous Ottoman architect Mimar Sinan in the 16th century.
The old city of Ankara has witnessed the rise and fall of the Hittite, Phrygian, Hellenistic, Roman, Byzantine and Celtic dynasties, before finally becoming part of the Ottoman Empire and modern Turkey.
We then passed the Column of Julian (or Julianus), erected in honour of the Roman Emperor Julian after his visit to Ancyra in 362 AD. Incidentally, he died in Iraq in 363 AD and is buried in the Church of the Holy Apostles in Istanbul.
Oğlumuz bizi ziyarete geleceği için Aralık ayının sonlarında Ankara’yı ziyaret etmeye karar verdik. Yaklaşık 30 yıl önce Ankara’da yaşamıştık, bu yüzden ilginç bir deneyim olacaktı. Ne yazık ki önümüzdeki beş gün için hava durumu pek iyi görünmüyordu; yağmur, kar ve bulutlu gökyüzü Ankara’ya geliyordu. Elbette, hiçbir şehir gri ve bulutlu havada en iyi haliyle görünmez – ama bu, kışın Ankara’dır.
Hâlâ İstanbul’un Türkiye’nin başkenti olduğunu düşünenler için belirtelim: Türkiye’nin başkenti ve hükümetin yönetim merkezi Ankara’dır. Hem şehir hem de il olan Ankara, deniz seviyesinden 850 metre yüksekliktedir ve tarihi Taş Devri’ne kadar uzanır.
Ankara başkent olsa da Türkiye’nin en büyük şehri değildir – bu unvan İstanbul’a aittir. Ankara ismini “Angora” kelimesinden alır. Bu, Angora tavşanı, kedisi ve keçisinden elde edilen yündür. Şehir ismini geçmişte “Ancyra” olarak yazıyordu.
Ankara klasik bir turistik şehir sayılmaz ama Türkiye’de zaman geçirecekseniz kesinlikle görülmeye değer. Tarihi ve modern binaları, geniş caddeleri, alışveriş merkezleri, güzel parkları, müzeleri ve anıtlarıyla bu şehri tam olarak gezebilmek için birkaç gün ayırmak gerekir. Tabii ki çektiğimiz video hava durumu nedeniyle Ankara’yı tam olarak yansıtamıyor. Ankara’yı ziyaret etmek için en iyi zaman ilkbahar ya da sonbahardır.
Ankara oldukça kalabalık bir şehir. Ulaşım ağı gelişmiş olsa da, Çanakkale’den Ankara’ya uçuşumuz bir saat sürdü ama havalimanından şehir merkezine – yaklaşık 50 km – ulaşmamız üç saat sürdü. Trafik saatlerinden kaçınmakta fayda var. Havalimanından Ankara Şehirlerarası Otobüs Terminali’ne (AŞTİ) giden Havaş adlı uygun fiyatlı bir servis var. Ücreti sadece yaklaşık 1,50 Sterlin ya da birkaç Amerikan doları.
Ankara’ya ilk geldiğinizde fark edeceğiniz şeylerden biri kalabalıklığıdır. Ya trafik vardır ya da insanlar. Yağmur yağsa bile sokaklar doludur. Ankara, Avrupa’daki başkentlerle rahatça yarışabilecek bir şehirdir. Canlı ve hareketli bir başkentten bekleyeceğiniz her şeyi sunar. Zengin bir kültür ve sanat ortamı vardır. Her yıl Nisan ve Mayıs aylarında Uluslararası Sanat ve Müzik Festivali düzenlenir.
Ankara’nın kendi metro sistemi vardır ve Türkiye’nin diğer şehirleriyle ve yurt dışıyla iyi ulaşım bağlantılarına sahiptir. Türkiye’nin başkenti olduğu için birçok büyükelçilik ve diplomatik temsilcilik burada yer alır. Tanınmış uluslararası otellerin yanı sıra çok kaliteli Türk otelleri de bulunur. Ankara’da ayrıca çok sayıda restoran, kafe, bar ve gece kulübü vardır – herkes için bir şeyler bulunur.
Augustus Tapınağı, Roma İmparatorluğu’nun Orta Anadolu’yu fethetmesinden sonra inşa edilmiştir. O zamanlar Ancyra, Galatia eyaletinin başkenti olmuştur. Tapınağın kalıntıları, 1428 yılında inşa edilen Hacı Bayram Camii’nin hemen yanındadır. Bu cami, şair, mutasavvıf ve Bayramiyye tarikatının kurucusu olan Hacı Bayram-ı Veli adına yapılmıştır. Cami’nin mimarı bilinmemektedir ama 16. yüzyılda ünlü Osmanlı mimarı Mimar Sinan tarafından restore edilmiştir.
Ankara, Hititler, Frigler, Helenistik uygarlıklar, Romalılar, Bizanslılar ve Keltler gibi birçok medeniyeti görmüş, sonunda Osmanlıların ve Türkiye Cumhuriyeti’nin evi olmuştur.
Daha sonra 362 yılında Roma İmparatoru Julianus’un Ancyra’yı ziyareti anısına dikilen Julianus Sütunu’nun yanından geçtik. Bu arada Julianus 363 yılında Irak’ta ölmüş ve İstanbul’daki Havariyyun Kilisesi’ne gömülmüştür.







Leave a Reply