Site icon Turkish Travels

Kayaköy

YouTube Poster




Kayaköy is a hauntingly beautiful abandoned village located just a short distance from the popular coastal town of Fethiye in southwestern Turkey. Nestled in a valley between forested hills, it lies around 8 kilometres south of Fethiye, and is easily reached by road or hiking trails that wind through the scenic Lycian countryside. The village, once known as Levissi, is a poignant remnant of Turkey’s complex history and a striking open-air museum that attracts both history enthusiasts and curious travellers.

On the day we visited Kayaköy, the weather added an extra layer of atmosphere to an already haunting location. It was pouring with rain, and thick clouds hung low over the hills, casting a grey light across the landscape. There were hardly any other visitors, and the village felt completely deserted apart from the sound of rain tapping on broken rooftops and the occasional rustle of wind through the trees. The empty stone buildings, some with gaping doorways and crumbling walls, took on an eerie, almost ghostly quality in the wet and misty conditions. It felt like stepping into another world, frozen in time. If you plan to visit, make sure to wear sensible footwear, as the paths are uneven, steep in places, and can become slippery when wet. It’s also important to take care and avoid entering any structures that look unstable, as many of the ruins are fragile and not maintained.

The history of Kayaköy dates back centuries, but the majority of the buildings that remain today were constructed in the 18th and 19th centuries when the village was inhabited predominantly by Greek Orthodox Christians. For hundreds of years, Kayaköy thrived as a mixed community, living peacefully alongside Turkish Muslims in the surrounding areas. However, the population exchange agreement between Greece and Turkey in 1923, which followed the Greco-Turkish War, saw the forced relocation of the village’s Greek population to Greece. Their departure, coupled with the fact that the incoming Muslim refugees from Greece did not settle in Kayaköy due to its remote and unfamiliar terrain, led to the village being left empty and eventually falling into ruin.

Today, visitors to Kayaköy can explore the evocative ruins of hundreds of stone houses, many of which still stand despite decades of abandonment. Wandering through the silent, narrow streets offers a glimpse into a lost way of life, with remnants of schools, chapels, and cisterns still visible among the ruins. The most prominent structures are the two large churches, Panayia Pyrgiotissa and Taksiyarhis, which overlook the valley and still retain fragments of their original frescoes and stonework. The surrounding hills and trails also offer excellent views and walking opportunities, including a scenic route to the beach at Gemiler Bay. Kayaköy’s atmosphere is both melancholic and captivating, making it a deeply moving stop on any journey through the Fethiye region.






Kayaköy, Türkiye’nin güneybatısında, Fethiye’ye çok yakın mesafede yer alan, terk edilmiş ama büyüleyici güzellikte bir köydür. Ormanlık tepelerle çevrili bir vadide bulunan köy, Fethiye’nin yaklaşık 8 kilometre güneyindedir ve arabayla ya da Likya Yolu üzerindeki yürüyüş patikalarıyla kolayca ulaşılabilir. Eskiden Levissi olarak bilinen bu köy, Türkiye’nin karmaşık tarihinin dokunaklı bir hatırası ve tarih meraklılarıyla gezginlerin ilgisini çeken etkileyici bir açık hava müzesidir.

Biz Kayaköy’ü ziyaret ettiğimiz gün, hava köyün gizemli havasını daha da artırdı. Yağmur şiddetli bir şekilde yağıyordu ve kalın bulutlar tepelerin üzerine çökmüştü. Etrafta neredeyse hiç ziyaretçi yoktu, bu da köyü tamamen terk edilmiş gibi hissettirdi. Yağmurun kırık çatılara vurma sesi ve ağaçların arasında esen rüzgârın hışırtısından başka bir şey duyulmuyordu. Boş taş evler, açık kapıları ve yıkılmış duvarlarıyla ıslak ve sisli havada hayalet gibi görünüyordu. Sanki zamanın durduğu başka bir dünyaya adım atmış gibiydik. Eğer siz de ziyaret etmeyi düşünüyorsanız, sağlam ve rahat bir ayakkabı giymeniz önemli. Yollar taşlı ve düzensiz olduğu için özellikle yağmurda kaygan olabilir. Ayrıca bazı yapılar oldukça yıpranmış durumda olduğu için içine girmemeye dikkat etmekte fayda var.

Kayaköy’ün tarihi yüzyıllar öncesine dayanır, ancak bugün hâlâ ayakta olan yapıların çoğu 18. ve 19. yüzyıllarda inşa edilmiştir. O zamanlar köyde çoğunlukla Rum Ortodoks Hristiyanlar yaşamaktaydı. Yüzlerce yıl boyunca Kayaköy, çevredeki Türk Müslümanlarla barış içinde yaşayan karışık bir topluma ev sahipliği yaptı. Ancak 1923 yılında Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan nüfus mübadelesi anlaşması, köydeki Rumların zorunlu olarak Yunanistan’a gönderilmesine neden oldu. Yeni gelen Müslüman mülteciler ise Kayaköy’ün uzak ve alışılmadık coğrafyasına yerleşmek istemeyince köy tamamen boş kaldı ve zamanla harabeye dönüştü.

Bugün Kayaköy’ü ziyaret edenler, terk edilmiş yüzlerce taş evin kalıntılarını keşfedebilir. Sessiz ve dar sokaklarda yürürken, kaybolmuş bir yaşamın izlerine rastlamak mümkündür. Harabeler arasında eski okul, şapel ve su sarnıçlarının kalıntıları hâlâ görülebilir. En dikkat çekici yapılar ise vadinin üst kısmında yer alan iki büyük kilise olan Panayia Pyrgiotissa ve Taksiyarhis’tir. Bu kiliselerde orijinal fresklerin ve taş işçiliğinin izleri hâlâ görülebilir. Köyün çevresindeki tepeler ve yürüyüş yolları da doğa yürüyüşü için harika manzaralar sunar. Bunlardan biri sizi Gemiler Koyu’ndaki plaja kadar götürebilir. Kayaköy’ün atmosferi hem hüzünlü hem de etkileyicidir ve Fethiye bölgesine yapılan her seyahatte unutulmaz bir durak olur.

Exit mobile version